MUDANYA’DAN GÖLYAZI’YA MYRLEİA ROTASI DOĞA YÜRÜYÜŞÜ VE OT TOPLAMA ETKİNLİĞİ
9-10 MAYIS CUMARTESİ- PAZAR
Yürüyüş Lideri: ŞENGÜL ASLAN, NERİMAN FERHATOĞLU
UYARI : ETKİNLİĞİMİZ SPORTİF BİR FALİYETTİR. TURİZM ETKİNLİĞİ DEĞİLDİR.
9 Mayıs Cumartesi sabah 06:30'da Bakırköy'den yolculuğumuza başlıyoruz.
Etkinlik planı ve yürüyüşler:
1.GÜN: ÇEPNİ TEPELERİNDE OT TOPLAMA ETKİNLİĞİ ve MYRLEİA ROTASI DOĞA YÜRÜYÜŞÜ (12 KM ORTA)
2.GÜN: ULUABAT GÖLÜ TEKNE GEZISI, ESKİKARAAĞAÇ (LEYLEK KÖYÜ) VE GÖLYAZI GEZİLERİ ( 5 KM KOLAY)
Not: Etkinlik sorumlusu hava şartlarına, parkur ve yol durumuna, gün içerisindeki zamanlamaya ve katılımcı performansına göre etkinlik planında ve içerikte değişiklik yapabilecektir.
Doğa, tarih ve keyifli bir grup deneyimini bir araya getiren bu özel programda; yürüyüş, keşif, yerel deneyimler ve huzurlu bir konaklama sizleri bekliyor.
KONAKLAMA SEÇENEKLERİ
Etkinliğimizde konaklama seçenekleri değişmektedir. Etkinlik öncesi kurulacak olan whatsapp gurubunda konaklama türü tercihinizi bildirebilirsiniz.
Bungalov da büyük salonda kamp yatağı üzerinde uyku tulumları ile konaklama ( Büyük salonda 5 kişi 2 ayrı odada 5 kişi şeklinde konaklama yapılacaktır.)
Otelde otel odasında 2 veya 3 kişilik odalarda konaklama
Otelde lüks balkonlu odada konaklama
9 Mayıs Cumartesi
Sabah Mudanya’da Mübadelenin izlerini taşıyan ve tarihi atmosferiyle öne çıkan Rum evinde yöresel kahvaltımızı alıyoruz.
Ardından yönümüzü ot toplama etkinliğimiz için Çepni Tepeleri’ne çeviriyoruz. Rehber eşliğinde doğanın bize sunduğu şifalı otları keşfediyoruz. Yöresel bitkiler hakkında hem bilgi alıyoruz, hem topluyoruz, hem de topladığımız bu otlardan hazırlanan gözlemeleri sonradan tatma imkanı buluyoruz.
Ot toplama etkinliğimiz tamamlandıktan sonra, Mudanya tepelerinde Myrleia Rotası’ndaki doğa yürüyüşümüze başlıyoruz. Papaz Harmanı üzerinden ilerlerken bir yanda İstanbul silüeti, bir yanda Karacabey Longozu’nun vahşi güzelliği, diğer tarafta Uludağ eteklerinin heybeti ve 360 derece Uluabat Gölü’nün dingin maviliği bize yol boyunca eşlik ediyor.
Akşam ise incelikle tasarlanmış ekolojik yaşam konseptine sahip bir tesiste buluşuyoruz. Uluabat Gölü kıyısında, zeytin ağaçları ve çeşitli botanik bitkiler arasında, hem çadır hem oda alternatifleri sunan bu sade ve huzurlu mekânda konaklıyoruz. Göl manzaralı restoranda yerel ve mevsimsel ürünlerle hazırlanmış lezzetli yemekler eşliğinde, samimi sohbetler ve şarkılarla geceyi doğa ile iç içe keyifle tamamlıyoruz.
Myrleia Yolu:
Mudanya’nın M.Ö. 8. yüzyıldaki eski adı Myrleia’dır. Myrleia Yolu, Mudanya tepelerinde bulunan Myrleia Antik Kenti’nden başlayıp Tirilye gibi tarihi yerleşimlerden geçerek zeytinlikler, sahil yolları ve antik geçiş güzergâhlarını kapsayan yaklaşık 200 km’lik çok etaplı bir doğa, kültür ve tarih rotasıdır. Farklı medeniyetlerin izlerini aynı rota üzerinde buluşturması, 2700 yıllık kültürel mirası günümüze taşıması ve doğa ile tarihi birlikte deneyimleme imkânı sunması bakımından değerli bir rotadır.

.jpeg)
10 Mayıs Pazar
Sabah gün doğumu ile birlikte 10 dakika mesafedeki Eskikaraağaç köyüne doğru yola çıkıyoruz. Güneşin doğuşunu Uluabat gölünün maviliğinde, Yaren Leylek’in yoldaşı Adem Amca’nın teknesinden izliyoruz. Yaren Leylek ve bölge yaşamını Adem amcadan dinliyoruz.
Köy çevresindeki yürüyüşümüzü de tamamlayıp, kahvaltı için yeniden konakladığımız yere dönüyoruz.
Öğlene doğru Gölyazı’ya doğru yola çıkıyoruz. Gölyazı’nın dar sokaklarında kayboluyor, 750 yıllık Ağlayan Çınar’ı Apollon Tapınağı kalıntılarını, antik tiyatroyu, Bizans kiliselerini ve tarihi surları görüyoruz. Zambak Tepesi’ne çıkıp Uluabat manzarasına son kez bu sefer de gün batımında bakıyoruz.
Gezimiz ardından İstanbul’a dönüş için hareket ediyoruz. 22:00 gibi İstanbul’a varış planlıyoruz. (trafik durumuna bağlı olarak değişebilir)
GÖLYAZI
Uluabat Gölü kıyısında yer alan Gölyazı, tarih ve doğanın iç içe geçtiği eski bir balıkçı köyüdür. Antik çağda Apollonia adıyla bilinen yerleşim, Roma ve Bizans dönemlerinden kalma kalıntılarıyla dikkat çeker. 1924 mübadelesiyle Selanik’ten gelen Türkler yerleşmiştir. Gölyazı, arnavut kaldırımlı sokakları, sakin atmosferi ve eşsiz göl manzarasıyla ziyaretçilerine huzurlu bir deneyim sunuyor.
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
ESKİKARAAĞAÇ KÖYÜ
Eskikaraağaç, Bursa’nın Karacabey ilçesinde, Uluabat Gölü kıyısında yer alır ve Avrupa Leylek Köyleri Ağı’nda Türkiye’yi temsil eden ilk ve tek köydür. Mart–Eylül ayları arasında göç eden beyaz leyleklere ev sahipliği yaptığı için “Leylek Köyü” olarak anılmaktadır.
Bu köyü özel kılan en önemli hikâye ise Yaren Leylek ve Adem Amca’nın dostluğudur. 2011 yılından bu yana, her bahar Afrika’dan dönen Yaren Leylek, balıkçı Adem Yılmaz’ın teknesine konmaktadır. Bu eşsiz bağ; belgesellere, kitaplara ve uluslararası ödüllere konu olmuş, köyün simgesi hâline gelmiştir. Köyde bir Kuş gözlem kulesi ve doğa müzesi bulunmaktadır.
.jpeg)
.jpeg)

.jpeg)
.jpeg)


