ARPAZ KALESİ AFRODİSİAS ANTİK KENTİ ACIPAYAM KANYONU EMECİK KANYONU KAPIZ ŞELALESİ DOĞA YÜRÜYÜŞLERİ VE KAMP
26-28 HAZİRAN CUMA-PAZAR
Yürüyüş Lideri: Giray ŞENAY
Etkinlik Planı:
1.GÜN: ARPAZ KALESİ, AFRODİSİAS ANTİK KENTİ, ACIPAYAM KANYONU
2.GÜN: EMECİK KANYONU YÜRÜYÜŞÜ (5KM ORTA) , KAPIZ ŞELALESİ (5 KM ORTA )
3.GÜN: DOLDURGA MAĞARASI, İSTANBUL’A DÖNÜŞ
DİKKAT: ETKİNLİK SORUMLUSU HAVA VE YOL DURUMUNA, KATILIMCI PERFORMANSINA ZAMAN PLANLAMASINA GÖRE PLANDA VE İÇERİKTE DEĞİŞİLİK YAPABİLİR.
ETKİLİĞİMİZ TURİZM ETKİNLİĞİ OLMAMAKLA BİRLİKTE KONFOR ARAYANLAR İÇİN UYGUN DEĞİLDİR.
1.GÜN: Gece yolculuğunun ardından sabah erken saatlerde Nazilli’de olmayı planlıyoruz. Uygun bir yerde yapacağımız kahvaltıdan sonra adeta bir şatoyu andıran Arpaz Kalesi’ni ve konağını gezeceğiz. Burada geçireceğimiz zaman sonrası Geyre’ye geçip kokartlı rehber eşliğinde görkemli Afrodisias Antik Kenti’ni ziyaret edeceğiz.
Acıpayam’da öğle yemeği ve kamp alışverişi için mola vereceğiz. Öğleden sonra Acıpayam Kanyonu’na geçip kısa bir yürüyüşü yapacağız. Sonrasında Gölcük mevkiinde bulunan kamp kuracağımız yere gideceğiz. Çadır kurulumu, dinlenme ve akşam yemeği.
Kamp kurduğumuz yerde bulunan restoranda sabah kahvaltısı, akşam yemeği, duş ve tuvalet gibi imkanlardan faydalanabileceğiz.

Arpaz Kalesi, Nazilli’ye bağlı Esenköy’de bir Karya kenti olan Harpasa Kalesi’nin eteklerinde kurulmuştur. Bazı kaynaklarda buranın ismi Arpaz Kulesi olarak da geçmektedir. Akçay’a kadar uzanan ekili araziyi kapsamı içine alan büyük çiftlik işletmesinin sahibi, Arpaz Beyleri tarafından XIX.yüzyıl başlarında inşa ettirilmiştir. Ancak burada XVII. Ve XVIII.yüzyıllara ait, Osmanlı Dönemi kalıntıları ile de karşılaşılmıştır. Buna dayanılarak da kalenin daha erken bir dönemlerde yapılıp, sonradan yenilendiği de düşünülebilir. Burası bir bey konağı, güvenlik kulesi, ambar, ahırları ve müştemilatı ile bir şatoyu andırır. Kule, Arpazlı Hacı Hasan Bey’in, II.Mahmut zamanında Rodos’tan getirdiği ustalara yaptırmıştır.


Afrodisias Antik Kenti, Aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite'e adanmış Aphrodisias, anıt yapıları çok iyi korunmuş bir antik kent. Türkiye'nin en önemli arkeolojik alanlarından biri sayılan Aphrodisias, 2017'de UNESCO Dünya Miras Listesi'ne kaydedildi. Arkeolog Kenan Tevfik Erim'in 1961-1990 yılları kazılarıyla gün ışığına çıkan Aphrodisias, Roma çağında tanrıça Aphrodite (Afrodit) kültüyle tanındı ve adını da ondan aldı. Bir başka özelliği de, civardaki zengin mermer yatakları sayesinde önemli bir heykelcilik okulu kurması.
M.Ö 5000 1 1ere kadar giden prehistorik bir yerleşime M.Ö. 6. Yüzyılda kurulan Aphrodisias, başlangıçta küçük bir köydü. İlk Aphrodite tapınağı da bu dönem yapıldı. M.Ö. 2. Yüzyılda ızgara planlı olarak yeniden düzenlenen kent, zamanla önemli bir dini merkeze dönüştü.
Aphrodisias M.Ö. 1. yüzyılda Roma İmparatoru Augustus'un korumasına girerek, hala ayakta olan önemli anıtlar kazandı. MS 3. Yüzyıl sonlarında da Roma İmparatorluğu'nun Karya Eyaletinin önemli mega şehirlerinden biri oldu. 6. Yüzyıldan itibaren önemini kaybederken, 12. Yüzyılda tamamen terkedildi.
Aphrodisias, antik dünyanın en iyi korunmuş stadyumu ve anıtsal tapınak kapısıyla ünlü. 270 metrelik stadyumun çevresinde 30 bin kişilik oturma alanı bulunuyor. M.S. 500'de kiliseye çevrilen Aphrodite Tapınağı da görkemini koruyor. Yedi bin kişilik beyaz mermer tiyatro da görülmeye değer. Ören yeriyle içiçe ender müzelerden, antik şehir girişindeki Afrodisias Müzesi'ndeyse, kazılarda çıkan eserler sergileniyor. Müzenin en zengin koleksiyonuysa Geç Helenistik dönemden Erken Bizans'a kadar süren Afrodisias Heykeltıraşlık Okulu'nun heykel ve kabartmalarıyla lahitlerden oluşuyor

2.GÜN: Sabah kahvaltısı sonrası doğa harikası Emecik Kanyonu’na geçiyoruz. Kanyon içinde yapacağımız yürüyüşte şelalede serinleyebileceğiz. Sonrasında kamp yerimize dönüyoruz. Kısa bir dinlenmenin ardından isteyen katılımcılarımızla Kapızbaşı Şelalesi’ne yaklaşık 5 km.lik yürüyüş yapacağız.




3.GÜN: Çadırların toplanması ve hazırlık süreci sonrası, Doldurga Mağarası’nı ziyaret edeceğiz. Burada geçireceğimiz zamanın ardından İstanbul’a dönüş yolculumuza başlıyoruz.

GEREKLİ MALZEMELER:
(Mümkün olduğunca az eşya alınız)
Çadır - Mat - Uyku tulumu
Kafa lambası
Kamp sandalyesi
Kişisel bakım malzemeleri ve ilaçlarınız
Kamp mutfak gereçleri (Tabak, çatal, kaşık vs)