ADALA KANYONU- SART KALESİ - SARDES ANTİK KENTİ DOĞA YÜRÜYÜŞLERİ
7-8 MART CUMARTESİ-PAZAR
Yürüyüş Lideri: GİRAY ŞENAY- 05556239977, ALPAY GİRİT
UYARI : ETKİNLİĞİMİZ SPORTİF BİR FALİYETTİR. TURİZM ETKİNLİĞİ DEĞİLDİR.
6 Mart Cuma gecesi saat 22:00 de Bakırköy'den yolculuğumuza başlıyoruz.
Etkinlik planı ve yürüyüşler:
1.GÜN: ADALA KANYONU (17 KM ORTA)
2.GÜN: SART KALESİ – ARTEMİS TAPINAĞI (5 KM ORTA), SARDES ANTİK KENTİ GEZİSİ
Not: Etkinlik sorumlusu hava şartlarına, parkur ve yol durumuna, gün içerisindeki zamanlamaya ve katılımcı performansına göre etkinlik planında ve içerikte değişiklik yapabilecektir.
1.GÜN: Sabah erken saatlerde Salihli’de oluyoruz. Uygun bir yerde kahvaltımızı yaptıktan sonra Adala’ya geçip yürüyüşümüze başlıyoruz. Hermos Volkanik Kanyonu’nun sönmüş lav akıntıları arasından devam eden yürüyüşümüzde Suuçtu Şelalesini ve Tarihi Kız Köprüsü’nü görüyoruz. Farklı bir rota üzerinden Adala’da yürüyüşümüzü bitireceğiz. Yorgunluk çaylarımızı içtikten sonra Salihli’de bulunan otelimize transfer oluyoruz. Odalara yerleşme sonrası Salihli’nin meşhur odun köftesinin tadına bakıyoruz. Akşam yemeği sonrası serbest zaman.



Adala (Hermos) Kanyonu, Demirkapı Barajı ile Salihli ilçesinin Adala Mahallesi arasında uzanan volkanik bir kanyondur. 12 bin yıl önce Kaplan Divlit Volkan Konisi’nden çıkan bazaltik lavların doldurduğu arazinin, Gediz Nehri tarafından aşındırılmasıyla oluşmuştur. Gediz Nehri tarafından iki yakaya bölünmüş tarihi, turistik ve coğrafi güzellikleri ile dikkat çeken şirin bir belde olan Adala’nın geçmişi, binlerce yıl öncesine kadar uzanıyor. Lidyalılar tarafından kurulan Adala’nın antik çağdaki adının Satala olduğu sanılıyor. Adala ile ilgili olarak anlatılan mitolojik bir efsane, bölgenin kuruluşunun yanardağ lavları ile yakından ilintili olduğunu gösteriyor. Efsaneye göre; yanardağ lavlarının günlerce sürüp batıya doğru akarak vadi önünde bulunan yerleşim alanına doğru gelmesinden ürperen halk, silahlanıp din adamlarından yardım istiyor. O dönemde Satala olarak adlandırılan kentin din adamları tanrılarına yalvararak, büyük bir inançla lavlara “Satetkitala” yani “Dur ya Zavallı” diyerek bağırıyorlar ve bu içten yakarış üzerine lavların akışı duruyor.
2.GÜN 8 Mart Pazar: Sabah odaların boşaltılması ve kahvaltı sonrası Çamurhamamı yakınından yürüyüşümüze başlayacağız. Sart Kalesi’ne çıkıp bölgenin eşsiz manzarasını izledikten sonra Artemis Tapınağı girişinde yürüyüşümüzü bitireceğiz. Kokartlı rehber eşliğinde Tapınağı ve Lidya medeniyetinin başkenti Sardes Antik Kenti’ni gezeceğiz. Bu bölgede geçireceğimiz zamanın ardından İstanbul dönüş yolculuğumuza başlıyoruz.


Sardes, Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı Sart Mahallesi yakınlarında bulunan ve Lidya devletine başkentlik yapmış antik kenttir. M.Ö 7. yüzyıldan M.S 7. yüzyıla kadar ulaşım, idari ve ticari bakımdan Anadolu’nun en önemli şehirlerinden biri olan Sardes, verimli Gediz Ovası (antik çağlardaki ismiyle Hermus), dağlardaki yüksek yaylaları ve ormanları, etrafındaki çaylardan gelen içme suları, ele geçirilemez kalesi (Akropol) ile ayrıcalıklı bir şehirmiş. Sart Çayı’ndan (antik çağlardaki ismiyle Paktolos) elde ettikleri doğal altın alüvyonu sayesinde Lidyalılar büyük bir servete kavuşup Anadolu’nun en zengin ve güçlü halkı hâline gelmişler. Bu nedenle kent yüzyıllar boyunca Altın Sardes olarak anılmış. Sart’ın 7 km kuzeyinde bulunan kraliyet tümülüsleri (Bin Tepeler), bugün bizlere Lidyalılar’ın sahip olduğu serveti ve gücü gösteriyor. Tarihte İlk altın paranın basıldığı yer olmasıyla ün yapmıştır.